KANUNLAR
4422 SAYILI ÇIKAR AMAÇLI
SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KANUNU
Kanun No. 4422
Kabul Tarihi: 30.7.1999
R.G Sayısı: 23773 R.G Tarihi:01.08.1999
Çıkar amaçlı suç örgütü
MADDE 1.- Doğrudan
veya dolaylı biçimde bir kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün
yönetim ve denetimini ele geçirmek, kamu hizmetlerinde, basın ve
yayın kuruluşları üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat
işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmek, ekonomik faaliyetlerde
kartel ve tröst yaratmak, madde ve eşyanın azalmasını ve
darlığını, fiyatların düşmesini veya artmasını temin etmek,
kendilerine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak, seçimlerde
oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadıyla zor veya
tehdit uygulamak veya kişileri kendilerine tabi kılmaya zorlamak
veya mensupları arasında her ne suretle olursa olsun açık veya
gizli işbirliği yapmak suretiyle yıldırma veya korkutma veya
sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlara veya
örgütü yönetenlere veya örgüt adına faaliyette bulunanlara veya
bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yıldan altı
yıla kadar; örgüte üye olanlara iki yıldan dört yıla kadar ağır
hapis cezası verilir.
Örgüt silahlı ise, yukarıda yazılı hallerde verilecek ceza üçte
birden yarıya kadar artırılır. Henüz hiç bir silahlı eyleme
teşebbüs edilmemiş olsa bile, silahlar veya patlayıcı maddeler
örgütün amaçları doğrultusunda hazırlanmış veya elde
bulundurulmuş ise, örgüt silahlı sayılır.
Suç faili, memur veya kamu hizmetiyle görevli kimse ise
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarıdan bir katına
kadar artırılır.
Suçun işlenmesine ayrılan veya suçun işlenmesinde kullanılan
veya suçtan doğan değer veya ürünlerin veya bunlar yerine geçen
şeylerin ve müsaderesi gereken her türlü eşyanın gelirlerinin
veya suçtan doğan her türlü yararın Devlete intikaline
hükmolunur.
Bu madde hükümleri, nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, amaçları
yukarıda tanımlanan örgütle aynı olan ve yıldırma veya korkutma
veya sindirme gücünü kullanan açık veya gizli örgütlere de
uygulanır.
Örgüt mensuplarınca veya örgüt adına örgüt üyesi olmayanlar
tarafından birinci fıkrada gösterilen amaçları gerçekleştirmek
üzere işlenen suçların ve 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk
Ceza Kanununun 296 . maddesinde öngörülen cürümün cezaları üçte
birden yarıya kadar artırılır.
Bu Kanunda öngörülen suçları işleyen veya örgütlerin
eylemlerini, amaçlarını, hedeflerini, bu kişi veya örgütlere
haksız çıkar sağlamak veya örgütün korkutma, sindirme, yıldırma
gücünü artırmak amacıyla yazılı, sesli veya görsel yayın
araçlarıyla yayımlanan veya her ne suretle olursa olsun
propagandasını yapan hakkında iki yıldan dört yıla kadar ağır
hapis ve bir milyar liradan beş milyar liraya kadar ağır para
cezasına hükmolunur. Ayrıca yayın organının faaliyetlerinin bir
günden üç güne kadar durdurulmasına karar verilir.
İletişimin dinlenmesi veya tespiti
MADDE 2.- Bu
Kanunda öngörülen suçları işleme veya bunlara iştirak yahut
işlendikten sonra faillere her ne suretle olursa olsun yardım
veya aracılık veya yataklık etme kuşkusu altında bulunan
kimselerin kullandıkları telefon, faks ve bilgisayar gibi
kablolu, kablosuz veya diğer elektromanyetik sistemlerle veya
tek yönlü sistemlerle alınan veya iletilen sinyalleri, yazıları,
resimleri, görüntü veya sesleri ve diğer nitelikteki bilgileri
dinlenebilir veya tespit edilebilir. Tespit edilenler
mühürlenerek yetkililerce zapta bağlanır.
İletişimin dinlenmesine veya tespitine ilişkin kararlar, ancak
kuvvetli belirtilerin varlığı halinde verilebilir.
Başka bir tedbir ile failin belirlenmesi, ele geçirilmesi veya
suç delillerinin elde edilmesi mümkün ise, iletişimin
dinlenmesine veya tespitine karar verilemez.
Resmi veya özel her türlü iletişim kuruluşlarının tuttukları,
iletişimin içeriği dışında kalan kayıtlar hakkında da yukarıdaki
hükümler uygulanır.
Dinleme veya tespite veya kayıtların incelenmesine hakim karar
verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı
da bu hususlarda yetkilidir. Hakim kararı olmaksızın yapılan bu
gibi işlemlerin yirmi dört saat içinde hakim kararına bağlanması
şarttır. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar
verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal
kaldırılır.
Dinleme ve tespit kararları en çok üç ay için verilebilir, bu
süre en çok iki defa üçer aydan fazla olmamak üzere
uzatılabilir.
İletişimin dinlenmesi ve tespiti sırasında bu Kanunda öngörülen
suçların işlendiğine ilişkin şüphe ortadan kalkarsa, tedbir
Cumhuriyet savcısının tarafından kaldırılır. Bu gibi hallerde
tedbir uygulaması sonucu elde edilen veriler, Cumhuriyet
savcısının denetimi altında derhal ve nihayet on gün içinde yok
edilir ve durum bir tutanakla belirlenir.
Cumhuriyet savcısı veya görevlendireceği kolluk mensubu,
iletişim kurum ve kuruluşlarında görevli veya böyle bir hizmetti
vermeye yetkili olanlardan dinleme ve kayda alma işlemlerinin
yapılmasını ve bu amaçla cihazların kurulmasını istediğinde, bu
istem derhal yerine getirilir ve işlemin başladığı ve
bitirildiği tarih ve saat bir tutanakla saptanır.
Gizli izleme
MADDE 3.- Bu
Kanunda öngörülen suçları işlediklerinden kuşku duyulanların
mesken, ikametgah, işyeri veya kamuya açık yerlerdeki her türlü
faaliyetleri, teknik araçlarla gizli olarak gözetlenebilir,
izlenebilir, ses ve görüntü kaydına alınabilir.
Kayıt ve verilerin incelenmesi
MADDE 4.- Bu
Kanunda öngörülen suçların veya delillerinin ortaya çıkarılması
için, suçların işleniş biçimlerine benzer tutum ve davranışlarda
bulunan kişilere ilişkin yer, kuruluş, çevre ve kurumdaki,
Devletin ulusal güvenliği bakımından gizli kalması zorunlu
olanlar hariç her türlü resmi ve özel kayıtlarla bilgisayar
verileri incelenebilir.
Gizli görevli kullanılması
MADDE 5.- Bu
Kanunun kapsamına giren suçların soruşturulmasında, diğer
tedbirlerin yeterli olmadığının anlaşılması halinde, kamu
görevlileri gizli görevli olarak kullanılabilir.
Gizli görevli gerektiğinde örgüt içine de sızarak, gözetlemek,
izlemek, örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve
suçlarla ilgili diğer delil, iz, eser ve emareleri toplamakla
yükümlüdür.
Gizli görevli, 1 . maddede yazılı suçları işlediğinden şüphe
edilen bir veya birden çok kişinin gözetlenmesi ile
görevlendirildiğinde, bu kişilerin evvelce suç işlemiş olması
veya bu Kanunda öngörülen suçları işlemesi tehlikesinin
varlığını gösteren somut belirtilerin bulunması veya suç
işlemeyi meslek veya alışkanlık haline getirmiş olmaları
gereklidir.
Gizli görevli, görevlendirildiği örgütün işlemekte olduğu
suçlardan sorumlu tutulamaz. Gizli görevli görevini yerine
getirirken suç işleyemez.
Gizli görevlinin kimliği saklı tutulur.
Bu maddenin uygulanması, gizli görevlinin kendisinin ve aile
bireylerinin güvenlikleri yönünden benzeri bir göreve atanması
için gerekli hususlar,
İçişleri
Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Hak ve alacaklara ilişkin tedbirler
MADDE 6.-
13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak
üzere; bu Kanunun 1 . maddesinde yazılı suçları işlediğine dair
kuvvetli şüpheler bulunan kişilerin bu Kanun kapsamındaki
fiillerinden elde ettikleri hususunda kuvvetli şüphe bulunan her
türlü menkul ve gayri menkullerine soruşturma sırasında el
konulmasına; bankalar ve banka dışı mali kurumlar ile diğer
gerçek ve tüzel kişiler nezdindeki, kiralık kasa mevcutları da
dahil olmak üzere hak ve alacakları üzerindeki tasarruf
yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasına, bir tevdi
mahalline yatırılmasına, hak ve alacaklar ile mal, kıymetli
evrak, nakit ve sair değerlerin idaresi için diğer tedbirlerin
alınmasına karar verilebilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen mal varlığının yurt içinde ve yurt
dışında araştırılması, incelenmesi, tespiti ve değerlerinin
takdiri, ilgili Cumhuriyet savcılığınca istendiğinde, Maliye
Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından
yerine getirilir.
Birinci fıkrada belirtilen mal varlığının meşruluğu
anlaşıldığında el koyma tedbirine karar verilmez veya verilmiş
olan karar kaldırılır.
Sanık mahkum edildiğinde söz konusu mal varlığı Devlete intikal
eder.
Tanığın ve görevlilerin korunması
MADDE 7.- Tanığın
kimliğinin veya meskeninin veya ikametgahının veya işyerinin
bilinmesi, kendisi veya başkaları için ciddi bir tehlike
ihtimalini ortaya çıkarırsa;
a) Tanık için her türlü tebligatın yapılacağı ayrı bir adres
tespit edilebilir ve tanığın kimliği soruşturmanın her
aşamasında gizli tutulabilir.
b) Tanığın verdiği bilgilerden hareketle diğer delillerin
tespitinin mümkün olması halinde, kimliği soruşturmanın hiç bir
aşamasında açıklanmaz.
Tanığın dinlenmek suretiyle kimliğinin açıklanması gerektiğinde,
tanık hakkında 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanununun 20 . maddesindeki hükümlerin uygulanmasına karar
verilebilir.
Yukarıdaki fıkralarda yer alan hükümler, muhbirler ve bu Kanunun
kapsamına giren suçlara ait istihbaratta veya soruşturulmasında
görev alan kolluk amir ve memurları hakkında da uygulanır,
kimlik bilgileri ile görevine ve özel hayatına ilişkin bilgiler
hiçbir şekilde açıklanamaz.
Kimlik, görev ve özel hayata ilişkin bilgileri açıklayanlara
veya açıklanmasına yardımcı olanlara bir yıldan iki yıla kadar
hapis cezası verilir.
İşlemlerin uygulanması
MADDE 8.- 3, 4, 5,
6 ve 7 . maddelerde öngörülen tedbir ve işlemlere ait kararların
alınmasında ve uygulanmasında 2 . maddedeki usul ve esaslara
uyulur.
Yurtdışına çıkma yasağı
MADDE 9.- Bu
Kanunun kapsamına giren suçlarda, şüpheli veya sanıkların yurt
dışına çıkmalarının geçici olarak yasaklanmasına, hazırlık
soruşturmasında hakim, son soruşturma safhasında ise mahkemece
karar verilebilir. Ancak, gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet
savcısı da şüphelilerin yurt dışına çıkmalarının geçici olarak
yasaklanmasına karar verebilir. Bu karar derhal ve nihayet yirmi
dört saat içinde hakimin onayına sunulur. Hakim kararını yirmi
dört saat içinde açıklar; aksi halde Cumhuriyet savcısının
kararı kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Gizliliğin ihlali, yetkililerin sorumluluğu ve cezalandırılması
MADDE 10.- Bu
Kanun gereğince yürütülen işlemler ve hazırlık soruşturması
sırasında alınan kararlar gizlidir. Gizliliği ihlal edenler
hakkında iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun 2 . maddesinin yedinci fıkrasına göre imha edilmesi
gereken verileri imha etmeyenler veya bu verileri açıklayanlar
veya her ne suretle olursa olsun kullananlar hakkında da aynı
cezaya hükmolunur.
Bu Kanunun uygulanması ile ilgili yetkilerin suiistimal edilerek
başka kanun hükümleri ihlal edilirse, o kanunlarda yazılı
cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır ve bu Kanunun 12 .
maddesi hükümleri uygulanır.
Yargılama usulü
MADDE 11.- Bu
Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama görevi
yetkili Devlet Güvenlik Mahkemesince yerine getirilir. O yerde
Devlet Güvenlik Mahkemesinin birden fazla dairesi varsa, bu
görev 1 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesine aittir.
Bu Kanunda geçen hakim, yetkili Devlet Güvenlik Mahkemesi yedek
üyesidir.
Cumhuriyet savcısı
ise yetkili Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Başsavcılığıdır.
Bu Kanunda öngörülen suçların yargılanmasında, bu Kanun
hükümleri ve 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı Devlet Güvenlik
Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun
hükümleri uygulanır.
Tedbire dönüştürme ve erteleme yasağı
MADDE 12.- Bu
Kanunda öngörülen suçlardan dolayı verilen cezalara 13.7.1965
tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 ve 6 .
maddeleri uygulanmaz.
Tutukluların muhafazası, cezaların infazı ve şartla salıverme
MADDE 13.- Bu
Kanun kapsamına giren suçlardan tutuklananlar ile mahkum olanlar
hakkında Terörle Mücadele Kanununun 16 ve 17 . maddesi hükümleri
uygulanır.
Pişmanlık
MADDE 14.- Terörle
Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar hariç, bu Kanunun
öngördüğü suçlarda;
a) Ferden örgütle ilgili bir suç işlememiş olup da, örgüt
tarafından herhangi bir suç işlenmeden önce,
b) Hazırlık soruşturmasına başlandıktan sonra, ferden örgütle
ilgili bir suç işlememiş olanlardan örgüt ve fiilleri ve
mensupları hakkında bilgi vererek,
Örgütten çekilenler hakkında kovuşturma yapılmaz.
c) Suçların icrasından sonra soruşturmaya başlanmadan önce
yetkili mercilere başvurup bilgi vererek suçluların yakalanması
hususunda yardımda bulunanların cezaları sekizde bire kadar,
Suçların icrasından sonra hazırlık soruşturması sırasında
yetkili mercilere başvurup bilgi vererek suçluların yakalanması
hususunda yardımda bulunanların cezaları altıda bire kadar,
İndirilir.
d) Son tahkikat sırasında başvurup bilgi vererek suçluların
yakalanması hususunda yardımda bulunanların cezaları dörtte bire
kadar indirilir.
e) Örgütün yöneticileri hariç olmak kaydıyla, hüküm
kesinleştikten sonra başvurup bilgi vererek suçluların
yakalanması hususunda yardımda bulunanların cezaları yarıya
kadar indirilir.
Örgütlere yardım
MADDE 15.- Türk
Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümleri bu Kanunun kapsamına
giren suçlar hakkında da uygulanır.
Araştırma ve tedbire ilişkin hükümlerin uygulanacağı diğer
haller
MADDE 16.- Bu
Kanunun 2 ila 10 uncu maddeleri, Terörle Mücadele Kanunu
kapsamına giren suçlarla, 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 10.7.1953 tarihli
ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler
Hakkında Kanun ve Türk Ceza Kanununun 403, 404 ve 406 .
maddelerinde yer alan suçlar teşekkül halinde işlendiğinde de
uygulanır.
Saklı hükümler
MADDE 17.- Türk
Ceza Kanununda ve diğer özel kanunlarda tanımlanmış olan örgütlü
suçlar hakkındaki hükümler saklıdır.
Yürürlük
MADDE 18.- Bu
Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 19.- Bu
Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
|